ANASAYFA Arama Foto Galeri Videolar Online Alışveriş Online Oyun RSS Kaynağı İletişim

VİDEO ARA


Avuç İçindeki Taş

Seyhan SİNCAR

08.Mart.2009, 23:38

Seyhan SİNCAR


"Avuç İçindeki Taş, Bir Çin Hikâyesi."
Çin'de derler ki, öğrenmek için zaman ve sabır gerekir, ustayı izlemek, sözü dinlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalır, anlatılansa, öğrenmenin değişmeyen esasını bilmek gerekir. Genç bir adam, değerli taşlara çok ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş. "Bu işi yapacaksam, iyi bir mücevher ustası olmalıyım, iyi bir ustadan öğrenmeliyim" demiş Ve ülkedeki en iyi mücevher ustasını aramaya başlamış. Sonunda bulmuş; yanına varmış, Bir süre bekledikten sonra usta tarafından kabul edilmiş. Usta "Anlat, dinliyorum" demiş.
Genç adam taşlara ilgi duyduğunu ve bir mücevher ustası olmaya karar verdiğini anlatmış. Yaşlı usta sesini çıkarmadan genç adamı dinlemiş, sözleri bitince de ona bir taş uzatmış, "Bu bir yeşim taşıdır" demiş sonra genç adamın avucuna taşı bırakmış ve avucunu kapatmış.
"Avucunu böyle bir yıl boyunca kapalı tut hiç açma. Haydi, şimdi git. Sonra tekrar gel." demiş. Ve bulundukları odadan dışarıya çıkmış. Genç adamı öylece şaşkınlık içinde bırakıp kalkmış, gitmiş. Genç adam evine dönmüş, kendisini merakla bekleyen annesiyle babasına neler olduğunu anlatmış. Anlattıkça da kendisine çok anlamsız gelen bu hareketi kızdığı ustaya olan öfkesi daha artıyormuş.
Günler böylece geçmeye başlamış. Genç adam sürekli söyleniyor, ama avucunu hiç açmıyormuş. "Nasıl böyle budalaca bir şey yapmamı ister. Bir de ülkenin en iyi mücevher ustası olacak. Bu saçmalığa bir yıl boyunca nasıl katlanacak, ne biçim ustalık bu, bu eziyetle nasıl yaşanacak. Usta kaprisini bari başından yapmasaydı." Diye söyleniyor, her önüne gelene ustadan yakınıyormuş, Ama avucunu hiç açmıyor, bir yandan da avucu kapalı uyuyor, bütün işlerini diğer eliyle yapıyormuş.
Giderek alışmış, uyurken de yanlışlıkla avucu açılıp taş düşmesin diye hep yarı uyanık uyuyormuş. Diğer elini çok rahat kullanmaya başlamış Böylece bir yıl geçmiş, her günü zorluklarla doluyormuş, Her gecesi yarım uykuyla yaşanmış yılı tamamlamış. Tam bir yıl sonra, büyük ustanın karşısına çıkmış.
Usta yanına gelince, genç adam başarılı olmanın verdiği gururla elini uzatmış, ustaya avucunu açmış. "İşte taşın" demiş, "Bir yıl boyunca hiç bırakmadan bir yıl avucumda taşıdım, şimdi ne yapacağım?" Yaşlı usta yavaş ve sakin bir sesle cevap vermiş: "Şimdi sana aynı şekilde bir başka taş vereceğim, Kalanları da öğrenmen için, onu da hiç bırakmadan tam bir yıl boyunca avucunda taşı" deyivermiş.
Genç adam bağırmaya başlamış, ustayı bunaklıkla ve delilikle suçlamış, bütün sükûnetini kaybetmiş, Yaşlı ustanın, mücevher ustalığını öğrenmek için gelen genç bir insana böyle eziyet ettiğini sanmış, Genç adam bağırıp çağırırken, yaşlı usta sessizce, hissettirmeden başka bir taşı avucuna sıkıştırmış.
Öfkeden kıpkırmızı genç adam, bir yandan bağırıp çağırırken, bir anda avucundaki taşı hissetmiş. Durmuş, taşı biraz daha avucunda sıkarak heyecanla konuşmuş: "Usta!.Bu taş, yeşim taşı değilmiş."
Çin'de derler ki, öğrenmek için zaman ve sabır gerekir, ustayı izlemek, sözü dinlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalır, anlatılansa, öğrenmenin değişmeyen esasını bilmek gerekir.
 

Bu haber 286 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Avuç İçindeki Taş08.Mart.2009

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Sincar.net Sincar Bilişim Teknoloji
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi